Nisan 08, 2009

Biraz daha...

Baslık denilen sey konuyla ilgilidir. Ama bir konunuz yoksa, sırf kalabalıksa amac, ilk kelimeye ulasmak daima zor olmakta. Biraz daha sabredebilsem, su anda sarf ettigim kalabalıgın bir konusu olabilirdi. Hahahaha, bir sene olmus yazmayalı diye giris yapar, sonra kendi kendime sundurebilirdim. Ama iste son ana kadar bekleyemedigimden, var olan neyse su anda zihnimde, onunla idare edecegim.

Saat 16.16. Bu bana birsey kazandırdı mı diye soyle bir bakındım. Hayır, hersey hala yerinde. Cok yogun bir donemi geride bıraktım. Bu yogunluk basa bela oluyor bitince. Hep oyle zihin yorgun, kosturmacada kalmaya alısıyorsunuz. Ve sonra bıcak gibi kesiliveriyor hersey. Oyle gerzek gerzek kalıyorsunuz ortada. İste bekledigin an, haydi cicek bocek. Hani imreniyordun gezip tozanlara? İste an bu an. Birseyi istemek, arzulamak, bu sadece ulasabilme ihtimalinin guzelligiymis. (-mis neyse. sanki ogrenemedin bu yasa kadar.! zevzek)

Yine basladıgım yerdeyim. Butun isteklerimin suyunu cekip, gozumun onunde tencereye yapıstıgını goruyorum. Kazısan cıkmaz. Atmak lazım. Atsan yenisi dunya para. Tel yok mu tel? Hah onunla yanında vim belki. Zorlasak? Her tencerenin yeni bir baslangıca ihtiyacı vardır. Durup dusunmesi icin, bir baska tencereyle degistirilmeli belki, yada iyi bir parlatma islemi. Dısı sıkır sıkır olunca, hersey duzelir mi ki? Ya bu tencere mevzusu ne?? Ben hamster olma halinden bahsedecektim. Tencereyi aklıma kim soktu!! Ay bir dagılın!

Evet bastan alıyorum. Gecen temmuz ayından beri zor zamanlar gecirdigim pek soylenemez. Duymaktan hoslanmadıgım haberler almadım degil. Ama bu durumları, hepimiz birbirimize kenetlenmissek, yasanan hersey bana ait degil. Hepimiz icin gecerli durumlar icin süzülmek tamamen haksızlık, bilinciyle atlatabildim. İncinip, ezilip buzulsemde, sonucta geciyor iste. Onları zamanda, ait oldukları yerlere, hakkıyla bırakabilme becerisi gelistirdim ben. Hakkımı yemeyeyim. Bakıyorum, bu basımı goge erdirmedi. Olsun. Ama nihayetinde 30'lu yaslarının buyusunde (!) hala bir hamster zihniyetiyle yasadıgın ayırdındayım. Bilmek hakikaten, gelismeyi saglamıyor kimi insanda. (bkz.BEN) Camı acayım, bir dakika.... Guzel bir hava var dısarıda. Ofise tıkalan butun insanlar gibi bende, aksam olmadan iki aydınlık goreyim, gunes gozume kacsın, serin serin bir hava teneffus edeyim derdindeyim. Bir de derdim uzun cumle kurmak sanki. Hastasıyım kendimin..

Konu evet hım, hamster olma hali. Dunyada bu kadar cok calkantının icinde, kendi hayatımın ayrıntıları elbette manasız. Ama 40'lı yaslarımda hala yasıyor olursam, kendi kendimle eglenme derdindeyim. Klavye sakırdatmaktan, kagıda kaleme allerji gelistirdim bir de. Oy oyy.. Ve hala konuya giremedim. Neden? Cunku, odak sorunu olan bir insanım. Su anda pek cok hamsterın zihnimde ucusması, kelimelere hukmedecegim anlamına gelmiyor azizim. Hamster olma hali....

Evet evet, kosu carkıma gitmeliyim.. Lay lay, kosmalı kosmalı surekli kosmalı.. Ay yoruldum mu ne? Biraz tunele atmalı bunyeyi uyumalı.. Neeee!!! Hayır, hayır fazla uyumus olmalıyım. O cark donmeli, lanet olsun...! Gec kaldım, gec kaldım... Bu kadar sanırım bir hamster olma hali. Yoksa o carkın surekliliginde, bilimsel bir atılıma imza attıgını dusunemeyiz degil mi? İste uzun zamandır bende kendimi bu kadarlık bir bilincle yasatıyorum. Bir telas bir kosusturma, sonrasında yorgunluktan bitkin bir bedeni dinlendirme hali ve telasla uyanıs. Uzaktan bakabildigim anlarda, bu cok basit gorunmekte. İcindeyken, dunyanın en onemli isini yapıyormusum gibi. Oysa kendime ait kıytırık alanlar dahil, oyle onemli bir insan degilim. Dunyayı falan da kurtarmıyorum, bilimsel atılımın yanından gecmiyorum. İsler yetisir, telas yok tadında dolanamıyorum. Butun telasım carkın donmesi. O cark dondukce, ben kendimden uzaklasabiliyorum. Kendini dinleme halinden kosarak, cosarak arada cekirdek citleyerek uzaklasıyorum.

Bu baskaları icin yasama haline kaptırma durumu, benim yıllar yıllar boyunca yaptıgım birsey. Yeni anlamadım. Su aralar zihne dusuyor sıkca. Bir ses yukselmeye calısıyor. Kulakları tıkamak bir ise yaramıyor sonucta. Ne istiyorsun diyor? Bu soruyla birlikte, tuylerim diken diken oluyor. Ne istiyorum?

Temmuz 23, 2008

Acayip toz yapmis..


E tabi bu kadar bası boş bırakırsan ortalıgı sonuc bu olur.
-Mayıs ayından beri uzun sureli tatile cıkmıs bir insansınız Kedisi Kaybolan Hanım, ne bekliyordunuz?
- Rica ediyorum, bir de siz uzerime gelmeyiniz ic sesim. Malum atraksiyon eksikliginden, manasız ne yazsam dusuncesinden 2 adım oteye gidemeyen bir bunyeyiz. Fazlasını beklemek ayıp olmuyor mu?
-Hic yakısmıyor size bu tutum. Halbüse, ordan burdan manidar konular tutup yakalayıp, kafa goz yararak anlatabileceksiniz gibi duruyordunuz burdan. Neyse, ben sizi mesgul etmeyeyim de, zar zor bulduk sizi kacırmayalım..

Düşüncesi düşüklük böyle birşey işte. Dur, sus kar etmiyor azizim. Neyse, bu düşünce meselesine acayip takmış durumdayım. Öyle ki düşünmekten yazamıyorum. Çok güzel düşünüyoruz. İçimde barınan, beleşçi her tipten bir ses yükseliyor. Arada herkez birbirine bozuk atıyor. Sonra ben bu beleşçilerin hepsine birden bozuk atıyorum. Derin bir sessizlik içinde yuvarlanıp gidiyoruz. Taaa ki memnuniyetsiz bir kiracı, ama ama yönetim uyuyor mu? diye diye, beni uğultusuyla belertene kadar.

Tatil istiyorum. Ama düşünüyorum. Çok pis planlar yapıyorum. Şöyle yaparım, böyle giderim, böyle yerim falan diye. Ama bir bakıyorum herşey aynı. Ben kendimi öyle bir kaptırmışım ki, gitmek şöyle dursun, aşırı hata vermiş bir beynin esiri olmuşum. Düşünüyorum, öyleyse varım benim için geçerli degil. Düşünüyorum öyleyse eylemsizliğin esiriyim daha uygun. Düşünmekten hiçbir şey yapamıyorum. Alam ne manasız bir şey oldum çıktım ben. Temizlik, yemek, gezmek, iş, alışveriş. Aklınıza ne gelirse. Sözde planlama yapıyorum gazı altında, eylemden yoksun bir iç dünyanın esiri oldugumun ayırdında, ben çıkışa doğru koşuyorum. Ama çıkışın yerinin doğru olmadığını düşünüyorum. O yüzdendir ki sürekli yer değiştiriyor yada uzaklaşıyor. Bir çeşit tembellik virüsünün etkisi altındayım. Sanki bir zamanlar saniyesinde eyleme atılan bende, uzaylılar tarafından kaçırıldıktan sonra bir eksilme, bir parcasını elin uzaylısına kaptırma gibi bir durum var. Baska acıklamam yok. Bütün suç uzaylıların.

Bakıyorum, düşüncelerin bir yerde toplandığı yok kağıda kazıyorum hepsini. Yine sözde plan yapıyorum. Vakti geldiğinde kendimi, başka hülyalara dalmış ve hiçbir şeye başlamamış buluyorum. Bu böyle gitmez, diyorum içimden. Ötekisi, iyiydik biz böyle diyor. Bir digeri, mevcut durumun sosyo-ekonomik açıdan bizi sürüklediği duruma, en dipteki (ki genelde ne dediği anlaşılmaz) başka birseye dikkat çekiyor. Derken yine bir uğultu kopuyor ve bütün sinir sistemimi bizzat şahsen kendim ayaklar altına alıyorum.

Biraz daha düşüneyim ben. Dikkatimi dağıttım yine. :'(
** Hatırladım!! Neden bu yazıya başladığımı tabi. Düşünmekten dolaylı, bir odaklanamama sorunum da var. Aslında söze, eve geleli 1.5 saat oldu ve ben hala kapıdan girdiğimde, 'hehehee, nasıl güzel müzikler dinleyeceğiz şimdi, gör bak' düşüncesini hayata geçiremediğimi anlatacaktım. Düşünmekten, düşündüğüm basit bir eylemi bile yapamıyorum, diyecektim. Ve hala ben müzik dinlemiyorum. Ay imdat!! Salaga bağladım iyice. Dur dur, açıcam artık. Başaracağınıza inanıyorum Kedisi Kaybolan Hanım.. Ama aklıma photoshopta resim bızıklamak geldi. Ve hala olumsuz. Canlı canlı benim sacmalamam ne acı yahu. Basardım, aglamak istiyorum kendime.. Buyrum efinim 'Boogie Woogie Bugle Boy' Ohhhhh!!!!! Bu ohhh kısmını hakettim ben.. Giderim simdi. Hazır bir iş başarmışken, belki kendimi şaşırtabilirim. (Evet bende pek inanmıyorum buna) (:

Mayıs 23, 2008

29 mu 30 mu?

Bütün çekmecelere baktı.
Ve nihayet aradığı şeyi buldu. Kısa bir an öfkesine yenilmişti aslında. Çekmeceyi tartaklaması bundandı. Önemsiz seyler için böyle öfkelenmesini hep gülünç bulurdu. Cünkü daha büyük sorunlar karşısında gayet sakin olurdu.
-Bu benim dengesizligim, dedi içinden. Dedigine de içten içe sırıtmayı ihmal etmedi. Nihayetinde kalemini bulmustu. Şimdi tek sorun, kendisine dürüst olup olamayacağıydı...

Diye birseyler yazmaya baslayayım dedim. Yine gerisini getiremedim. Bugun yolda yine suzulurken insanların arasından aklımda bu vardı. Pek cok yarım bırakılmıs eylem sahibi olusum. Patex bile kurtarmaz. Hepsini birbirine eklesem bile beni bir butun yapmaz. Isırılıp atılmıs bir suru an var heybemde. Bu da bir yasam bicimi sanırım. Yani bunu uzum uzum uzulup dusunmuyorum cunku. Dipten gelen bir ayarsızlık, bir mutlu olma hali var yukselirken dusunceler. Hem sızlanıp, hem de aynı eylemi surduruyorsa insan bir bildigi vardır. Yada yaptıgının anlamını bile bilmiyordur. Bu korkunc iste. Hangisi olduguma karar vermem sorunsalı yine yaş donumume denk geldi. Geleneksellestiriyorum sanırım bunu. Her sene aynı zamanda yine ertelemek uzere pörtleyecek dusunceler biriktiriyorum bir yandan. E ne sacma bir insan oldum ben yahu..

(29 mu 30 mu? Profili goruntule dedim, kabak gibi 30 yazıyor. E hani ben dogdugumda 0 yasındaydım? Ne oldu ona (: O kadar da gaza gelmistim. Her sene 29 a giriyorum ne acayip diye!!)

Mart 27, 2008

Bu nasıl liste yahu..


Eve geldim.. Aferim dediginizi duyar gibiyim.. Bence de akillica bir eylemdi bu.. Hatta bayagı da erken geldim.. (kime ne efinim sizin gelisinizden.. aaaa..) Yok yok oyle deme.. Arada okur nese yaparım.. Bozma moralimi Mübeccel.. Neyse 18.10 motoruna kosarak yetisen ben, 18.20'de besiktas kıyılarına vardım.. Serin serin hos bir hava, azcık gunes (benim icin makul olanı bu), cay.. Ufffff.. Yarın yine yapacagım ben bunu.. [:0]

Kosarak gitmek dedim.. Ben kosuyorum, evet. Haldır huldur, az sonra dusup agzımı burnumun yerine alacak kadar telaslıyım. Beklemek istemiyorum sonra ki motoru cunku. Ancak (bulasık yıkıyorduk. ne oldu o is??) Dur dur az sonra. Taslak yaparım ben bunu sinirlenme Mübeccel. Ancak, soyle bir gerceklik var ki hepimizin basında var bu, siz ne kadar telaslı olursanız cevreniz o kadar agırlasıyor. Bir gevseme, aman acele edecek bir durum yok hali, salınarak saga sola bakmalar, atladıgınız koselere dogru yayılmalar, birbirini durtmeler, el ense cekmeler (yuh artık) boyle suruyor. Tam bir azap. Nasıl gormuyorsunuz beni?? Dört nala geliyorum iste. Hayır, ben sizin telaslı halinizi anlıyorum.. Hatta ensemde gozum varmıs gibi arkamdakinin az sonraki hareketini sezip yol bile veriyorum arz ettigi yone dogru. Ama yok, bu kadar özveri beklememek gerek di mi? Hayır, oyel ufacık tefecik de degilim. Buhuhuhuhuhu. Sanki engelli kosuyorum. Sinirim bozuyorsunuz! Neyse ki butun bu dusunce ve acı motora binince bitiyor...

Ta kiiiii inene kadar. Bunlardan sadece ofiş civarında yok elbette. Yaygın bir tür. Bu türün bir diger oncusu 'karsıdan karsıya gecerken telefonla konusan insan' olmakla birlikte, en ifrit olduklarım arasında kendileri. Sanki az önce bir anons gecmis. Salaklıgımdan ben duymamısım. 'Bu aksam ki (yada gunduz, kusluk, ikindi her neyse) karsıdan karsıya gecme seansımızın talihlisi, evet su, yok o degil su siniri bozuk olanın tam önünde yuruyen kisi. Evet evet siz yayılarak, kahkahalar atarak, arkanızdaki onca insanı bekleterek dilerseniz 3 gunde, dilerseniz 10 gunde gecmek hakkını elde ettiniz.'
Bu nasıl bir rahatlıktır? Ha simdi efinim siz de amma telaslısınız, rahat olunuz biraz diyebilirsiniz. Haklısınızdır. Ama ben eve gitmek istiyorum bir an once. Guvende hissetmek istiyorum en acilinden kendimi. Bu tip insanların ensesine çotorank diye vurasım geliyor. Hep elim gidiyor ama henuz buna hazır degilim sanırım. (: Cok mutsuzum. Hic eve varamayacakmısım gibi geliyor boyle seyler yuzunden.

Eve vardım. (: Ve bugunku planlarım arasında, yeni dusmus 6071 mp3'ü temizlemek var. Cok yogunum. Ciftleri temizle, hepsini dinle, gruplandır. Ama oyle bir liste ki her telden calıyor. Cok pis liste yaparım. Tam 4 mevsim insanlara gore. Anlık degisimlerinize eslik edecek muzikler bulunur. Hem de tam zamanında. Yada yukselen sesler midir anlarınızı belirleyen?

Ben bulasık yıkamaya gideyim bari. Müzikli bulasık yıkama seansımızın bugunku talihlisi sizsiniz Bağyan..

Mart 20, 2008

Rüya...

** Bir koflu eve geldim.. Yazamamay› nas›l özlemiflim...**
"Fotograftaki kurbiflflfl Matiflimin hediyesi.. Bir ara, acayip Kurbaga fanatizmim vard›.. Hala var ama dizginlenmifl halde piyasada flu ara..(:"

--------------------------------------------------
--------------------------------------------------------
'Milli Piyango'yu ara

Yolunun sonu Ankara
Her zaman k›smet ç›kmaz

Bu kez ç›kt› s
ana para'

(Bu maniden anlad›g›m - fal›m cignemeye baslad›m az once- bana havadan para c›km›s. Ben burda uyuyorum hala. Milli Piyango havadan para da€›t›yor hem de BANA. Çok acayip hissettim kendimi. Duygu sellerine boguldum.. buhuhuhuhu (:)
----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Konumuza donersek -ki ilerleyen anlarda bir konumuz olmadig›n› topluca anlayacag›z- Ezginin Günlügü'nün 2000 y›l›nda ç›kard›g› 'Rüya' albümünde bulunan, albümede de isim olan 'Rüya' parças›na (oy oy.. bu cümleyi kurmam 15 dk ald›.. rezalet.. kendimi gebertesim geliyor zaman zaman. nas›l bir cumle bu tiksindim kendimden.) feci bir zaaf›m var flu aralar.. Paket program halinde sadece onu dinliyorum.. Ev arkadafl›mada sard›rd›m.. Benim genelde 4 mevsim oldu€um zamanlarda o buna kitleniyor iyi oluyor.. Gecislerim daha belirginlesiyor.. (Bkz. 15 saniyede bir ruh hali degisimi rehberi) Hofl bir flark›.. Çal›fl›rken bir kenara büzülüp, oy oy oy diye inleyesi geliyor bünyenin.. Olmayanlar›n›za dokunuyor zaman zaman. Keflke ile bafllayan cümleler kuruyorum sonunda, diyebilseydim, kurabilseydim tek bir kifli için bunlar›.. Ama hepsi bir Rüyadan ibaret degil mi? Afl›r› mant›kla yo€rulmufl, herfleyi bir nedene ba€lay›p ard›nda b›rakan ama bir yandan cebindeki fliflkinligi farkeden ben, asl›nda kendimi kand›r›yorum. Gözümün de€medigi bir yerde biriktiriyorum herfleyi. Her kelimenin, her hareketin ne kadar onemli oldugunu hissediyorum her zaman.. Sonra silkelenip olmam gerekti€ine inand›g›m, kat› halime geri donuyorum.. Bunca savunman›n nedenini ise hala cözebilmifl, bunca mant›ksal saçmal›g›ma ragmen hala bir yere oturtabilmifl degilim..

Ayr›ca bu flark› bu havalar için biçilmifl kaftan tabi Farid Farjad'› es geçmemek kayd›yla.. (:

* ÖNE
ML‹ NOT: Candan Erçetin'den Teoman flark›s› "kim?????" diyormufl Vladimir, baflka da birfleycik demiyormufl. ‹lgisizlere duyurulur.. Tez elden ilgilenin flark›yla. Bilenler bilmeyenlere aktar›mda bulunsun. Limewirerinize zeval gelmesin..*

Bu havalarda yap›lmamas› gerekenler:
* Kaza
klar evlensin, boynu bükük kalmas›n ama bu arada evlendiklerini de herkezlere duyursun diye davetiye haz›rlamak..
* Ka
zakça bilemeyen bir bunyenin düz ve elyaz›s› karakterler aras›nda 'kimsin sen beee!!!' fleklinde harflere ç›k›flmas›...
* Bütün yaz›y› büyük zorluklarla (1 harfi bulmam 20 dk ald›.. Alt› üstü 'T' harfiydi oysa ki!! durunuz gostereyim kendisini.)
* Sonra bütün ac›s›yla yazd›g›m ooooo metinleri aynen convertleyip resme cevirip kaydettim.. ‹ste bunu yapmak çok ama çok ac›tt› beni.. Dokuman saveyim mi dedi, save dedim bende. Demez olayd›m.

Bu havalarda yapilmas
i gerekenler:
* Cok acil yemege c
ikmam lazim deyip sahaflara gitmek.. Ordan Kapalicarsi'da gozun donmesi..
* Caktirmadan calisiyorum ayagina kahve, muzik ve yagmur esliginde hayallere dalmak..
* Telefonda geyik yapmak.. (: (lanet konus konus bitmez hediyemi bitiremedim daha..)
* Eski bir dostun yine ortamlarda olmasi.. Konusmak guzel birsey yahu..
* En guzeli patronun erken cikmasi ve ardindan hemen tüymek..

Gunu boyle kaynatmaya bayiliyorum.
Cok da sevinilesi degil tabi, yapacak daha iyi etkinlikler olmaliydi ama elimizdekiyle en iyisi bu. Erken cikinca gunduz gozuyle motara yada vapura binmek super oluyor.. 19.03'de eve gidip azap cekmekten kurtuluyorum.. (cok dakik degilim ama hep bu saatte evde oluyorum.. tiksindim kendimden yine.) Boyle cay, ruzgar arada sigara.. Ay hos.. Yolculuk fikri zaten basli basina eglenceli.. Tabi varmakla bir arada pek hosuma gitmiyor. Sartlar deyip kendisinin ustune fazla gitmiyoruz.. Neyse simdilik bu kadarmiş gibi..